Yirmilik ZarTürkiye'nin TTRPG Mecrası

tanitim ·

Mörk Borg: kıyametin eşiğinde bir sanat eseri

Mörk Borg, dünyanın kıyamete sürüklendiği acımasız bir fantezi evreninde geçen, kural kitabından çok bir sanat eserini andıran indie bir masaüstü rol yapma oyunu. 2019'da yayımlanan bu sarı-siyah kâbus, 2020 ENnie Ödülleri'nde birçok altını topladı.

Mörk Borg: kıyametin eşiğinde bir sanat eseri

Bazı oyunlar masaya sadece kural getirir; Mörk Borg ise bir atmosfer, bir estetik, hatta bir tavır getirir. İlk kez elinize aldığınızda karşınızda duran şey, geleneksel bir kural kitabından çok bir doom-metal albüm kapağını, bir punk fanzinini ya da kâbus dolu bir sanat kitabını andırır. Sayfalar sarı ve siyahın acımasız kontrastıyla haykırır, tipografi deneyseldir, düzen kasıtlı olarak kaotiktir. Bu, tasarımın kazara değil, bilinçli bir seçim olduğu bir üründür: oyunun anlattığı kıyamet, sayfaların dokusuna kadar işlemiştir.

Mörk Borg, adından da anlaşılacağı gibi (İsveççe "karanlık kale" çağrışımı taşır) İsveç kökenli bir masaüstü rol yapma oyunu. Kurgu evreni, dünyanın sona doğru geri sayıma girdiği, karanlık ve umutsuz bir fantezi evreni. Burada oyuncu karakterleri kahraman değil; çamura, açlığa ve ölüme mahkûm zavallı figürlerdir. Amaç dünyayı kurtarmak değil, kaçınılmaz sona kadar bir gün daha hayatta kalmaktır. Bu ton, oyunun her kararını belirler.

Sistemin belki de en çarpıcı yanı, kuralların ne kadar hafif olduğu. Mörk Borg kendi özgün mekaniğine sahiptir; D&D tabanlı değildir ama OSR (eski usul oyun) ruhuna yakın durur. Kurallar birkaç sayfada özetlenebilecek kadar sadedir. Bu, oyunun geri kalanına nefes alacak alan açar: kitabın büyük bölümü sanata, öykü evrenine (lore) ve maceralara ayrılmıştır. Yani kural kitabından çok, ilham veren bir esin kaynağı gibi çalışır masada.

Karakter ölümü Mörk Borg'da bir kaza değil, beklenen bir gerçek. Oyuncu karakterleri sık sık ölür ve bu, oyunun karamsar dokusunun ayrılmaz bir parçası. Kahramanlık fantezisine alışkın oyuncular için bu şok edici olabilir, ancak sistemin sunmak istediği deneyim tam da bu: kırılganlık, umutsuzluk ve her an her şeyin ters gidebileceği duygusu. Bu yönüyle Mörk Borg, güvenli maceralar değil, gergin ve kısa süreli hikâyeler vaat eder.

Oyunun arkasındaki isimler de dikkat çekici. Tasarım Pelle Nilsson'a (Ockult Örtmästare Games) ait; oyunu görsel bir başyapıta dönüştüren sanat yönetimi ve grafik tasarım ise Johan Nohr'un (Stockholm Kartell) imzasını taşıyor. Bu ikilinin birlikteliği, mekanik ile estetiğin bu kadar iç içe geçtiği ender ürünlerden birini ortaya çıkarmış. Mörk Borg'da tasarım, oyunun anlattığı hikâyenin kendisi hâline geliyor.

Projenin hikâyesi de tıpkı oyunun kendisi gibi beklenmedik. Mörk Borg başlangıçta küçük, fotokopi tarzı bir zine olarak tasarlanmıştı. Ancak Kickstarter kampanyası hedefini fazlasıyla aşınca proje büyüdü ve sonunda 92 sayfalık ciltli bir kitaba dönüştü. İngilizce sürüm 2019'da yayımlandı ve oyun, Free League'in bağımsız ve indie tasarımcılara ayrılmış alt etiketi Free League Workshop altında raflardaki yerini aldı.

Beğeni gecikmedi. Mörk Borg, 2020 ENnie Ödülleri'nde Altın kategorisinde Yılın Ürünü, En İyi Yazı ve En İyi Sayfa Düzeni & Tasarım ödüllerini topladı; ayrıca En İyi Oyun dalında Gümüş kazandı. Özellikle sayfa düzeni ve tasarım için verilen ödüller, oyunun görsel kimliğinin ne kadar ayrıştırıcı olduğunun resmi bir tescili gibi. Bu, indie bir zine hevesinin nereye kadar uzanabileceğini gösteren güzel bir örnek.

Peki Mörk Borg kimin için? Uzun, karmaşık kural setlerinden yorulmuş, masaya hızlı ve yoğun bir atmosfer getirmek isteyen oyun yöneticileri (GM) ve oyuncular için biçilmiş kaftan. Karanlık, acımasız ve estetik açıdan cesur bir deneyim arayanlar, tek oturumluk maceralardan (one-shot) ya da kısa kampanyalardan keyif alanlar burada aradıklarını fazlasıyla bulur. Eğer masaüstü RPG'nin bir sanat formu olabileceğine inanıyorsanız, Mörk Borg raf ömrü boyunca elinizden düşürmeyeceğiniz türden bir kâbus sunuyor.